YAZARLAR

anasayfa Yazarlar Seyyid Mustafa SAKÇI Gençlerimize ve çocuklarımıza sahip çıkalım...

Gençlerimize ve çocuklarımıza sahip çıkalım...

26 Nisan 2019, Cuma 13:24
Seyyid Mustafa SAKÇI Tüm Yazıları
Seyyid Mustafa SAKÇI
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

Yavrular, anne, baba ve milletin elinde bir emanettir. Anne-baba
olarak, millet olarak evlatlarımıza sahip çıkmazsak emanete hıyanet
etmiş oluruz. Bunun cezasını dünyada da, ahirette de çekeriz.
Çocukların ve gençlerin temiz kalpleri beyinleri kıymetli bir cevher
gibidir. Taze bir fide gibi her şekile getirilebilir. Temiz toprak
gibidir.

Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun meyvesi elde edilir.
Çocuklara iman, Kur'an-ı kerim ve Allahü tealanın emirleri öğretilir.
Helal haram bilinci Sıla'yı rahim ve Efendimizin S.A.V. min muhabbeti
ve sünneti seniyyesini aşılarsak, din ve dünya saadetine ererler.
Topluma faydalı birer evlat olurlar. Bu saadete anaları, babaları ve
hocaları da onlara ortak olur. Bunlar öğretilmez ve alıştırılmaz ise,
bedbaht olurlar. Kendilerine, anne-babalarına ve topluma zarar
verirler. Yapacakları her fenalığın, her kötülüğün vebali, günahı
annesine ve babasına da verilir. Tahrim suresinin altıncı ayet-i
kerimesinde mealen; "Kendinizi, aile efradınızı ve emrinizde olanları
ateşten koruyunuz!" buyurulmaktadır.


BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN BAŞI!..

Bir babanın, evladını cehennem ateşinden
koruması, dünya ateşinden, dünya sıkıntılarından korumasından daha
önemlidir. Cehennem ateşinden korumak da, imanı, farzları ve haramları
öğretmekle ve ibadete alıştırmakla mümkündür. Bir babanın evladına
yapacağı en büyük iyilik onu dinsiz, ahlâksız ve kötü arkadaşlardan
uzaklaştırmasıdır. Bütün kötülüklerin başı, fena ve kötü arkadaştır.
İnsanın üç büyük düşmanı vardır: Nefis, şeytan ve kötü arkadaş...
Bunların içinde en büyük olanı şüphesiz ki kötü arkadaştır. En
tehlikeli olanı da budur. Bundan dolayı ana-baba çocuğunu takip
etmelidir. Kimlerle arkadaşlık kuruyor, nerelere gidip geliyor, hal ve
hareketleri nasıldır... Bunlar ihmale gelmez.


SOKAK, ÇOCUĞU BOZUYOR!..

Başıboş bırakılan çocuğu sokak yetiştirir.
Önceden çocuk evde de terbiye görürdü, sokakta da. Şimdi evde gördüğü
terbiyeyi de sokakta kaybediyor. Namazında abdestinde dine uygun
hareket etmek her akıl ve baliğ çocuk için şarttır. Kur'an-ı kerim
okumasını, namaz surelerini ve namazın nasıl kılınacağını bilmiyorsa
bunun hesabı babasına ve annesine de sorulur, onlar da sorumludurlar.
Bazı anne-babalar çocuklarına kıyamıyor.
Mesela, onları sabah namazına kaldırmıyor. Bu onlara yapılacak en
büyük kötülüktür. Çocuğunu kendi eliyle ateşe, cehenneme atmaktır.
Ağaç yaş iken eğilir atasözü meşhurdur. Çocuk küçükken buna alışırsa,
büyüyünce kalkması kolay olur. Çocuk yaşta öğrenilenler, mermer
üzerine yazılmış yazı gibidir. Büyüdüğünde öğrenilenler ise buz
üzerine yazılan gibidir; erir ve kaybolur.

EN VERİMLİ ZAMAN!.

Hayırlı şeyleri öğretmenin en verimli zamanı küçük
yaşta olanlara öğretilen ve yapılandır. Babanın çocuğuna zaman
ayırması; onunla baş başa kalıp bir şeyler öğretmesi, güzel örnek
olması gerekmektedir. Yapılan araştırmaların neticesinde ilgi gören
çocuklar, büyüdüklerinde çok değerli insan olmuş, kendilerine ve
memleketlerine büyük hizmetler yapmışlardır. Çocuğunu seven insan
elbette onunla ilgilenecektir. Dünyada huzurlu bir hayat yaşaması için
bütün imkânlarını kullanmalıdır.


Bizden sonra bizim neslimizi hayatımızı onlar devam ettireceklerdir.
Kendimiz nasıl yaşamak istiyorsak, yavrularımızın da öyle yaşamasına
vesile olmalıyız. Çocuğumuzun dünyadaki mutluluğu için çok çaba sarf
ediyoruz, fakat ahiret saadetini ihmal ediyoruz. Unutmayalım ki, dünya
hayatı çok kısa ve geçici, ahiret hayatı ise bâki ve kalıcıdır...

Selam ve dua ile...

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor