YAZARLAR

anasayfa Yazarlar Serhat Murat YILMAZ TARİKATLAR VE YOBAZLAR

TARİKATLAR VE YOBAZLAR

23 Ekim 2019, Çarşamba 13:19
Serhat Murat YILMAZ Tüm Yazıları
Serhat Murat YILMAZ
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

Türkiye'de şuan da faal olan 30 ana tarikat grubuna bağlı 400 kol faaliyet gösteriyor. Ve yaklaşık 1 milyona yakın üyeleri var. Aynı zamanda tarikatların 2.5 ila 3 milyon dolaylı etkisiyle bir kitleye sahipler.

Ve çok büyük bir ekonomik güce sahipler.
Artık 1970'li hatta 1980'li yıllardaki gibi Kur-an Kursu yapmak için kapı kapı dolaşıp kurban derisi toplayan, Allah rızası için tüm nefislerinden arınıp kapı kapı dolaşıp para toplayan gruplar maalesef yok denecek kadar azaldı.
Geldiğimiz nokta da tarikatların çoğu şirketleşmiş ve bu şekilde  faaliyet göstermeye çalışıyorlar. Her biri holding olmuş durumdalar. Her birinin Şeyh yerine ''CIO'' ları var.

Mürid dediklerimiz de müşteriye dönüşmüş durumdalar.
Tarikatlar çok büyük bir güç olma yolunda hızla ilerliyorlar.Mesela her birine ait medya grupları var artık. Her birinin iş adamları dernek grupları var.

Örneğin; ''TÜMSİAD'' gibi...
Bakın sevgili dostlar, ben Allah rızasını kendine şiar etmiş, İslam ve iman yolunda gitmiş hiç bir gruba karşı değilim.

Aslında karşı olduğum husus şudur; Ben tarikat olgusunun toplumumuzda nasıl insan malzemesini allak bullak ettiğini, nasıl hurafe, keramet gibi hikayelerle insanların kandırıldığını,  kerameti kendinden bilen insanların önünde diz çöktürülüp, ona muhtaç edilen ve onlardan şefaat bekleyen insanların  birer muhtaç haline geldiğini anlatmak için bu yazıyı ele aldım.
Son dönemler de tarikat olgusu tüm devlet kurumlarında baş göstermeye başladı. Din'i kendi yolunu bulmak için kullanan, çıkarları doğrultunda halkı sömüren ve şeyhlerinin dediklerini her şey'den üstün tutan maalesef bilimden, gerçek İslamiyetten uzak bir toplum yetiştirilmektedir.
 Mesela adliye de kime sorarsanız sorun. En güçlü grup HAK-YOL' cular denilecek.

Peki kim bunlar? Bunlar, Nakşibendicilerin  İstanbul kollarından , Mehmed Ziad Korkut'un kurduğu, İskender Paşa tarikatından yetişmiş olanların kurduğu bir vakıf.
Yani özetle adliye'de en güçlü grup şuan da ''NAKŞİBENDİ'' ciler deniliyor.
Peki soruyorum  o zaman; Menzilci yada Nakşici bir hakim sizce o gruba üye olan birini yargıladığında ne kadar adil davranacaktır? Aynısını fetö terör örgütü yaptı ve maalesef sonuçlarını ülke olarak çok ağır bedellerle ödedik.
Son olarak, bence tarikatlar yasal hükümlerin içerisine çekilmelidir. İttikaden ve dinen diyanetin denetimine, maddi ve idari bakımından vakıflar genel müdürlüğünün denetimine girmelidirler.

 Bugün itibariyle diyanet, tarikatları değil, tarikatlar diyaneti denetliyor. 
Diyanet işleri Başkanının kim olacağına tarikatlar karar veriyor. Dini ekolün, dini içtihadın ne olacağına tarikatlar karar veriyor. Bence bu tersine çevrilmelidir. Bu nedenle tarikatlar revize edilerek  yasal alana çekilmeliler. Vakıflar tüzüğünde, ''Tanımlanmış vakıfların,  faaliyetleri dışına çıktığında yaptırım uygulanacaktır''. Kanunu var. Bu kanunun tarikatlar için de geçerli olmalıdır. Dini faaliyet dışına çıkan tüm oluşumlar kapatılmalıdır.

Toplum, kerameti kendinde bilen cahil ve yobaz şeyhlerin önünde perhiz edilmemelidir. Devlet,  tarikatların faaliyetlerini denetlemelidir. Fakat, onların inanç dünyalarına müdahale etmemelidir. 
 

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor