YAZARLAR

anasayfa Yazarlar Kadriye ALTINBAŞAK Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda çok düşündüm. Ama belli ki bir şeyleri yazmak hem bana hem de siz okuyanlara iyi geliyor. .

Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda çok düşündüm. Ama belli ki bir şeyleri yazmak hem bana hem de siz okuyanlara iyi geliyor. .

22 Haziran 2019, Cumartesi 13:44
Kadriye ALTINBAŞAK Tüm Yazıları
Kadriye ALTINBAŞAK
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

oğlum sadece 2 çay kaşığı çorba içti ve bende sinirlendim, ona vurdum ama şiddetli değildi, çok pişmanım” dedi bir anne. .

.

ONA VURDUM, ona vurdum , ona vurdum. Bu kelime beynimde döndü dolaştı. O anneyi teselli etmekten çok bebeği teselli etmek istedim. “Geçicek kuzum ağlama, annende böyle yapmak istemedi “ demek istedim. .

.

.

. “ 9 sene çocuk İÇİN tedavi gördüm sonunda bebeğim oldu ama geceleri hiç uyumuyor , artık sinir hastası oldum. Dün gece Allahım beni kurtar bu illetten dedim hemen ardından tövbe dedim ama...” ama ?.

.

.

Bakın güzel annelerim. Sosyal medya hesabıma günde  1000 lerce mesaj geliyor. Ve ben neyi anladım biliyormusunuz? Bir kesim çocuğunu yük olarak görüyor , ayağına bağ omzuna ağırlık olarak görüyor. Bir kesim de çocuk konusunda sabırsız. Ve bir kesimde çocuğunu diğer çocuklarla kıyaslıyor. Ben yapmıyorum demeyin bir düşünün, bir çoğunuz parkta, bahçede, oyun alanlarında çocuğunuzun yaşıtlarında çocuk görünce ister istemez bir incelemeye giriyor. Eğer ki diğer çocuğun annesi yakınlarınızdaysa ilk soru “ kaç aylık?” İle başlayıp başlıyorsunuz kıyaslamaya. Benim çocuğum bunu yapıyor demekki daha zeki, ya da benim çocuğum bunu yapamıyor acaba bir sorun mu var diye başlıyorsunuz düşünmeye. 

.

Şimdi şöyle düşünün, ilk gebeliğinizi öğrendiğiniz gün ne kadar mutluydunuz? Ne kadar heyecanlıydınız? Yolda gördüğünüz herkese “ ben Hamileyim “ diyecek kadar mutlu değilmiydiniz? Sonra ortalama 9 ay bir bekleme süresine girdiniz. O kadar gün , hafta , ay sabrettiniz. Hastane randevularında heyecandan kalbiniz sıkıştı, karnınızı gere gere Doğuma girdiniz. Dünya da ilk defa doğuran bizlernişiz gibi bir gururumuz vardı. Haksızda sayılmazdık hani. Her Doğum özeldi, her Doğum eşsizdi. Her Doğum güzeldi. 

.

Peki ama şimdi ne değişti? Bak sabrınızın sonunda mis gibi , bal gibi , pamuk gibi evladınıza kavuştunuz. Sabrınızın sonu selametti! Peki ama o 9 AY sabreden o anne adayı şimdi neden sabırsız? Yine sabrınızın sonu selamet olacak. Yine herşey güzel olacak. Bunu kendimize öğretmemiz gerekmezmi? Elinizde ki o küçük insanı bir hamur olarak görün, siz yoğurun, siz şekil verin. Sahi ayna da kendinize onun gözüyle bakmayı düşündünüz mü hiç? 

.

.

Yıllar sonra evladınız sizin onu ne kadar sağlıklı beslediğinizden ziyade ne kadar sinirli olduğunuzu hatırlaması sizi üzmezmi? Benim annem okulda düşük not aldım diye 1 hafta benimle konuşmadı diye hatırlanmak emin olun ortalama 2 sene emzirmenizden daha çok hatırlanacak bir durum. 

.

.

Ben 6 yaşındayken annem sofrada bizim tabaklarımıza 4 köfte koyar babama 6 köfte koyardı. Annem babamı bizden daha çok severdi diye düşünürdüm. Oysa çocuk bedenimle 6 köfteyi yiyemeyeceğimi yıllar sonra anladım. Çocuklarınızın hatırlarında “ benim annem mükemmeldi” anısı yerine “ benim annem çok sinirli bir kadındı” hatırası oluşturmayalım olur mu? 

.

.

Şimdi Bana söz verirmisiniz, elimden geldiğince sabırlı bir anne olacağım diye ? . Elimden geldiğince anlayışlı bir anne olacağım diye?

.

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor