YAZARLAR

anasayfa Yazarlar Kadriye ALTINBAŞAK Bir anne olarak bu haftaki yazım da çocuklarımızı nasıl korumamız ile ilgili naçizane fikirlerimi sunmak istiyorum.

Bir anne olarak bu haftaki yazım da çocuklarımızı nasıl korumamız ile ilgili naçizane fikirlerimi sunmak istiyorum.

03 Haziran 2019, Pazartesi 19:17
Kadriye ALTINBAŞAK Tüm Yazıları
Kadriye ALTINBAŞAK
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

Ben 2 kız annesi olarak, son zamanlar da sıkça yaşanan, çocuk İstismarı ve tecavüzleri, hatta ölümleri ile ilgili oldukça bunalmış ve korkmuş durumdayım. 

 

Başta bildirmek isterim ki, küçücük çocukların büyük kadınlar gibi giydirilmesine oldum olası karşıyım. İlk okul müsameresinde veya anaokulu gösterilerinde, makyaj yapılan, rujlar farlar sürülerek çocuklarımızın “ bizlere” özenmelerini engellemek adına neler yaptığımızı, veya yapıyorsak da ne kadar yeterli olduğuyla alakalı yazmak istiyorum. 

 

Daha küçücükken, sırf güzel durduğu için “ gelinlik” giydirilen küçük kızlarımızın aslında beyinlerine “ kadınlığı” empoze ettiğimizin farkındamıyız? Ellerine çok yakışıyor diye, renk renk oje sürdüğümüz minicik bebeklerimizi, daha kendine has bebeklik kokusu gitmeden kendi parfümlerimizi sıktığımız minicik yavrularımızı malesef ki geleceğe çok doğru hazırlamıyoruz. 

 

Öncelikle, bebeklik döneminde aldığımız oyuncakların bile, aslında bebeklerimizi ne kadar negatif etkilediğini hiç biliyormusunuz? Bir oyun terapisti olarak söylemek isterim ki, göğüsleri olan, yüzünde bir ton makyaj makyaj olan bir bebeğin- barbie bebeklerden bahsediyorum- ne kadar masum olabileceği hakkında fikrimiz var mı? Malesef ki hiç masum değil. Yurt dışında 9 yaşında Kİ bir çocuğun sırf barbie bebeklere benzemediği için intihar ettiğini hiç okudunuz mu? Peki sosyal medya da ( YouTube da) önünüze çıkan , oyuncak konuşturma videolarının içeriklerini hiç çocuğunuzla birlikte izlediniz mi ? Mesela mağazalar da oyuncak reyonunda “ doğuran barbie” bebekleri hiç gördünüz mü? 

Yumuşak et bebeklerin bazılarında “ erkek cinsel organı” olduğunu hiç gördünüz mü? Bakın aslında bunlar bizim para vererek aldığımız yani bilinçli olarak satın aldığımız oyuncaklar. Yani satın aldığımız oyuncaklar ile, kendi bebeklerimize iyilik yapmıyoruz. Onları özendiriyoruz, onları istemeden yönlendiriyoruz. Lütfen çocuklarımıza aldığımız her oyuncağa dikkat edelim. Sırf çok istedi diye ruj sürmeyelim. Çocuklarımıza “ hayır “ demeyi öğretelim. 

Kendini yere atıp, çılgınlar gibi ağlayan çocuğa “ hayır” demek zor biliyorum, ama en azından o ortamdan uzaklaştıralım aklını başka şeylere çekelim. Bırakın etrafınızda Kİ kişiler size o oyuncağı Almadı diye kötü anne desin, siz kendi evladınızın en mükemmel annesisiniz. Bunu başkası bilmese de siz biliyorsunuz. 

 

Kıyafet konusunda ise bırakalım çocuklar çocuk gibi giyinsin. File çorap, topuklu çocuk ayakkabıları, süper mini etek, göbeği açık kıyafetleri bir kenara bırakalım. Kimin evladımıza hangi gözle baktığını bilemediğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Malesef ki o tecavüzcü alçaklarla birlikte yaşıyoruz. Çocuklarımızı biz korumak zorundayız. 

 

Parklar da, bahçeler de bir tek kendi çocuğunuza sahip çıkmayın. Bu kaçırılan çocuklar, sizin bizim yanımızdan kaçırılıyor. Bir çikolataya bir dondurmaya kandırılan evlatlarımızı bir çikolatayla bir dondurmayla bulamıyoruz. Hem ben bir tek kendi çoçuğumu koruyacaksam nasıl iyi bir anne olabilirim ki ? Senin evladınınında annesiyim, sende benim çocuğumun annesi ol. Annesi gibi göz kulak ol. 

 

Çok sevdiğim bir abimin lafı “ önceden çocuklarımızı ekmek almaya gönderdiğimiz de, ekmeğin ucu koparıldı diye çocuklarımıza kızardık. Şimdi çocuk komple yok biz kime kızacağız?”

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor