YAZARLAR

anasayfa Yazarlar Ahmet MELİK PANDEMİ GÜNLERİNDE EĞİTİM

PANDEMİ GÜNLERİNDE EĞİTİM

26 Ekim 2020, Pazartesi 14:52
Ahmet MELİK Tüm Yazıları
Ahmet MELİK
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

Saygıdeğer Başakşehirliler;

Çağımızın vebası korona (Kovid 19) Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkıp,  tüm dünyayı kasıp kavurmaya başladığı 23/12/2019 tarihinden bugüne neredeyse 1 sene geçti. Bu süre içerisinde gerek görsel medyadan, gerekse yazılı medyadan neler olduğunu anlamaya çalıştık. Olay oldukça karmaşık, anlaşılması ve sonuçlarının ne olacağı kolayca kestirilemeyecek kadar sıkıntılıydı. Her gün meraklı gözlerle dünyadan gelen haberleri dinliyor, uzmanların konuyla ilgili alınması gereken önlemler konusundaki hatırlatmalarını izliyorduk. Uzmanlar bu hastalığın hayatımızda ne gibi dönüşümlere neden olacağından, salgının ne şekilde durdurulabileceğinden, maske, mesafe, hijyen, aşı çalışmaları, salgının ne kadar süreceği v.s. konularda sürekli bir şeyler anlatıyorlardı. Tüm Dünya’daki uzmanların birleştiği tek ortak fikir “Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”  

Dünyada bizim televizyondan izlediğimiz garip şeyler olmaya başlamış ve sosyal yaşam baştan başa değişmeye başlamıştı. Önce Çin’in Vuhan kenti sakinlerinin, sert önlemlerle evlerine kapandıklarına, daha sonra Avrupa’daki birçok ülkenin Pandemi tedbirleri kapsamında evlerine kapandığını, bunun sonucunda tüm kademelerdeki okulların bir bir kapandığını gördük. Tüm dünyada salgına bağlı ölüm haberleri peşi sıra gelmeye başladı. Bu süreç devam ederken ülkemiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN liderliğinde mümkün olduğunca hastalığın ülkemize girişini geciktiren başarılı önlemleri sayesinde sosyal yaşam ve eğitim öğretim hayatımız 13 mart 2020 tarihine kadar normal bir şekilde devam etti.

Tüm bunlar anlatılırken bizler ta ki 13 mart 2020 tarihinde ülkemizde ilk vaka görülüp, çağın vebası Kovid 19 aramızda yerini almaya başlayıncaya kadar olayın vahametine çok fazla vakıf olamadık. Kendi aramızda olayın nedenlerini niçinlerini araştırıp, yaşananları kendimizce anlamlandırmaya çalıştık. Kimimiz Amerikan’ın bir oyunu, Kimimiz Çinin oyunu olduğunu savunduk. Ancak korona bize zaman ilerledikçe kendini anlatmaya ve bize hayatımızın içinde ona yer açmamız gerektiği konusunda ikna olmamızı sağlayacak durumlar ortaya koydu. Artık köylüsünden, kentlisine, işçisinden, iş adamına, memuruna herkes onun izlerini konuşuyordu. Pandemi, Epidemi, Semptom, Kuluçka süresi, Pazma Tedavisi, Pinomoni, Entübe, Vaka, Temaslı, Karantina, İzolasyon, Kişisel Koruyucu Ekipman …

Kovid 19 hayatın her alanında olduğu gibi Eğitim Öğretim alanında da bir takım zorunlu değişikliklere gitmemize sebep oldu. Yeni değişiklik biz yetişkinlerin ve çocukların hiç de alışık olmadığı bir durumdu. Çocuklar ve gençler okulların, parkların, cadde ve sokakların süsü, neşesi çocuklar ve gençler… Artık bu alanları sessizliğe terk etmek zorunda kalacaklardı. Hem de tam bahar ağzında. Beklenmedik bir şekilde eğitimlerine ara vermek zorunda bırakılan çocukları ve gençleri bu süreçte dünyadaki çağdaşlarından geri koymamak için imkânların izin verdiği ölçüde gelişimlerine katkı sunmak devletimizin öncelikleri arasında olmak durumundaydı elbette. 

  23 Aralık 2019 Tarihinde ilk vakanın çıkması ve Dünya Sağlık Örgütünün uyarılarını dikkate alan MEB, kısa sürede uzaktan eğitim ile ilgili alt yapı çalışmalarını gönüllü eğitimcilerin de katkılarıyla hazırlayıp bu anlamda büyük bir başarıya imza atmıştır. Ülkemiz tüm dünyada bu kadar kalabalık bir öğrenci kitlesi olmasına rağmen, öğrencilerine uzaktan eğitim alt yapısı sunan nadir ülkelerden biri olarak süreçle ilgili takdiri hak etmiştir. 2019-2020 Eğitim Öğretim yılı 2. Döneminin kalan kısmı TRT Eba, ve Öğretmenlerin kendi öğrencileriyle canlı ders yaparak sürecin en az kayıpla tamamlanması sağlanmıştır. Süreç içerisinde az zamanda bu kadar kapsamlı bir iş yapılması kaynaklı (erişim temelli) bazı sorunlar elbette yaşanmıştır. Ancak resmin bütününe bakıldığında başarılı bir çalışma olmuştur.

Yaz tatili bir ümit aşı çalışmaları takip edilmiş, çocuklar ve aileler, hepimiz bu sürecin tamamlanması ve öğrencilerin okula dönmesi için bol bol dua ettik. Ancak geldiğimiz noktada Kovid 19’un bir süre daha bizlerle birlikte olacağı gerçeğini kabul etmek zorunda kaldık. 2020 – 2021 Eğitim öğretim yılı Sağlık Bakanlığı MEB ve TSE işbirliği ile okullar pandemi kurallarına göre hazırlıklarını yaptılar. Bu aşamada Başakşehir Belediyesi Tüm Okulların afiş, dezenfekte gibi ihtiyaçlarının karşılanması noktasında her zamanki eğitime karşı duyarlılığını sürdürdü. Bu duyarlılığından dolayı bir Eğitimci olarak Belediye Başkanımız Sayın Yasin KARTOĞLU’na teşekkürlerimi sunmak isterim.  

 13 Mart 2020 tarihinden sonra okullar Bilim Kurulunun tavsiye kararı doğrultusunda, Okulöncesi,  1. Sınıf, 8. Sınıf, 12 Sınıflar ile haftada 2 gün yüz yüze eğitime başladı. Maske, Mesafe, Hijyen kurallarına uyularak haftada iki gün sınıfın yarısı pazartesi, Salı ve diğere yarısı Perşembe Cuma olarak seyreltilmiş sınıflarda eğitim hayatlarını sürdürmektedirler. Bu arada EBA Canlı ders uygulamaları da halen devam ediyor. Başakşehir Belediyesi tüm bilgi evlerini Eba Destek Noktası ilan ederek sürece destek vermiş ve buraları öğrencilerin kullanımına sunmuştur.   Yeni dönemde EBA MEB tarafından olukça ileri bir noktaya taşınmış. Tüm sınıf sevilerinde canlı ders sayıları artmıştır. Durum böyle olunca akıllı cihazlar artık yetmemeye başlamış, velileri konuyla ilgili arayışa itmiştir. Ülke genelinde MEB tableti olmayan ve canlı derslere katılamayan öğrenciler için bir tarama yaparak ihtiyaç sahiplerini belirleyip, çocuklara tabletleri ulaştırmaya başlamıştır. Başakşehir Belediyesi de konuya duyarsız kalmayıp ilçe içerisndeki ihtiyaç sahibi öğrencilere tablet dağıtmıştır. 

12 Ekim 2020 tarihi itibariyle yüzyüze eğitim yapan öğrencilere 2, 3 ve 4. Sınıf öğrencileri de katılmış, haftada iki gün eğitim öğretime yüz yüze yapmaya başlamışlardır. Salgının hayatımıza etkisi kontrol altında tutulduğu sürece diğer alanlarda olduğu gibi eğitim öğretim alanında da normalleşmeye devam edeceğimize inanıyorum. Bunun için hayata küsüp eve kapanmak yerine, toplumun tüm bireyleri olarak Bilim Kurulu tarfından belirlenen kurallar uyarak yaşamımızı sürdürmemiz daha doğru olacaktır. İnsan sosyal bir varlıktır. Bu alandaki sorumsuzluğumuz sadece bizi değil, içinde bulunduğumuz toplumun tamamını etkileyecektir. Hepinize sağlıklı, mutlu, umut dolu yarınlar diliyorum.

Kalınız sağlıcakla.  

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor