YAZARLAR

anasayfa Yazarlar Ahmet MELİK EĞİTİM VE ÇOCUK

EĞİTİM VE ÇOCUK

12 Şubat 2019, Salı 14:42
Ahmet MELİK Tüm Yazıları
Ahmet MELİK
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

Çoğu zaman bu gerçeklikten uzaklaşarak çocuklarımızı farkında olmadan güzel ve doğru olandan uzaklaştırabiliyoruz.

Saygıdeğer Başakşehirliler;

Bu haftaki yazıma Tolstoy'un "Bir çocuğu eğitmek ve ona bir şeyler öğretmek, şu basit gerçekten ötürü imkansız ve anlamsızdır: çocuk, ; gerçekliğin, güzelliğin ve iyiliğin mükemmel uyumuna benden, herhangi bir yetişkinden daha yakındır." veciz sözüyle başlamak istiyorum. İnsanoğlu yaradılış itibari ile saf ve temiz bir yapıya sahiptir. Bizler gerek aile içerisinde, gerekse okulda bu yaradılış gerçekliğine bağlı kalarak çocuklarımızın gelişimine katkı sağlamayı amaç edinmeliyiz. Onlarda yaradılış itibariyle var olan iyi ve güzel hasletleri beslemeliyiz. Aile içerisinde Anne - baba olarak, okullarda öğretmenler olarak çocukların dünyasındaki el değmemiş tertemiz duyguları, kendi arzu ve isteklerimiz uğruna heba etmemeli, bu bilinçle kendi davranışlarımıza da çeki düzen vermeliyiz. Bizler gerek okulda, gerekse aile içi eğitimle sürekli bilişsel ve davranışsal alanda çocuklarımızın gelişimine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Peygamber Efendimizde bu noktaya parmak basarak "Çocuğu olanlar onunla çocuklaşsın" dediği rivayet edilmektedir.  Bugün yaşanabilir bir dünya için biz yetişkinlerin de çocukların masum dünyalarından öğreneceği bir çok güzellik olduğunu unutmamız gerekir.  Belki biraz da çocuk olmayı denemek lazım. Onların gözüyle dünyaya bakabilmek, onlar gibi düşünebilmek. Sizlerde bazen bir kenara çekilip çocukları izlemeye daldığınızda, onların olaylara yaklaşımından bir takım dersler çıkarmıyor musunuz? Küsmeleri, barışmaları, paylaşmaları biz yetişkinlerden çok farklı.  

 Çoğu zaman bu gerçeklikten uzaklaşarak çocuklarımızı farkında olmadan güzel ve doğru olandan uzaklaştırabiliyoruz. Dünyada bulunma amacımızdan uzaklaşarak, nefsimizin, hırslarımızın, dünya malına tutkumuzun emrine amade bir şekilde çocuklarımızı güzelden ve doğrudan uzaklaştırıyoruz. 21. Yüzyılda artık tüm değerler yok olmaya başlamış, tüm insanlık adeta dünya malına tapar duruma gelmiştir. Çocukların geleceğe hazırlanması konusunda herkesin öncelikli hedefi maddi kazanımlar olmaya başlamıştır. Ülkemiz de bu durumdan nasibini almış, okullar eğitim öğretim kurumu olmasına rağmen, çocuklarımızın davranışsal gelişimi ikinci plana atılarak, maddi kazanımlara ulaşmayı sağlamak üzere, öğretim öncelikli hedef haline gelmiştir. Bunun yanı sıra okullarda sanatsal ve sportif faaliyetlerde yukarıdaki zikrettiğimiz maddi hedeflere ulaşım noktasında bir katkı sağlamadığı için velilerin de desteğini alarak ihmal edilmektedir. Bu durum, etik ve ahlaki değerleri hesaba katmayan, estetikten uzak maddeci nesillerin yetişmesini kaçınılmaz kılmaktadır. İnsan yaşantısında para ve maddi kazanımlar elbette ki önemlidir. Ancak bizim yaşama sebebimiz değildir. Maddi kazanımlar bizim için iyi bir insan olmak, paylaşmak ve iyi bir Müslüman olmak için sadece bir araç olabilir. Zira bu dünya gelip geçici, bizler de birer faniyiz. Bizler Müslüman bir toplumuz. Dünyada bulunma amacımızı da unutmamalı, yaşantımızı bu bilinçle şekillendirmeliyiz. Tolstoy'un yukarıdaki belirttiği gibi tüm güzelliklere haiz insan yavrusunu bizler, kendi istek ve arzularımıza, kapitalizm denen canavarın emrine amade etmemeliyiz. Öncelikli hedefimiz çocuklarımızın, hem dini, hem de kültürel gerçeklerimize uygun insanlar olarak yetişmelerine gayret etmek olmalıdır. Bizlerin amacı, tüm bu gerçekleri dikkate alarak çocuklarımızı etik ve ahlaki yönden gelişmiş bireyler olarak, topluma kazandırmak adına hem aile hem de okul olarak eğitim faaliyetlerimize yön vermek olmalıdır.      

 Dünya üzerinde yaşanan gerçekler göz önüne alındığında insanlığın iyiliğe, doğruluğa ve güzelliğe olan ihtiyacı her geçen gün daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Milli şairimizin İstiklal marşımızda belirmiş olduğu gibi duygu ve his yoksunu "Medeniyet Dediğin tek dişi kalmış canavar"'ın esirleri olmamalı, çocuklarımızı bu maddeci dünyanın kucağına atmamalıyız. Bugün tüm dünya bu uğurda yaşanan savaşların mağdur ettiği insanlarla dolup taşmaktadır. Maalesef mağdur olan insanların büyük bir çoğunluğu bizim Müslüman kardeşlerimizdir. Enerjiye sahip olmak adına onlarca yıldır yanı başımızda süren savaşlar ile bir takım çevreler tarafından medeniyetin beşiği olarak tanımlanan batılı ülkeler insanlık onurunu ayaklar altına almış; yaşlı, kadın, çocuk demeden milyonlarca insanın kanına girmiştir. Eğer bizler medeniyet diye, çağdaşlaşmak diye bunlar gibi birer canavara dönüşecek isek batsın böyle medeniyet. Saygıdeğer Başakşehirliler tüm bu yaşananlar bize göstermiştir ki asıl medeniyet batıdan değil, doğudan yükselmektedir. Tarihin hiçbir döneminde Müslüman bir ülke bunlar kadar zalim olmamıştır ve olmayacaktır da. Ancak bu duyguların canlı tutulabilmesi için aslımıza, geçmişimize dönüp, o ulvi değerler üzerine geleceğimizi inşa etmemiz elzemdir. Kim olduğumuzu, dünyada bulunuş gayemizi unutmamalı, unutturmamalıyız. Çocuklarımızın özünde var olan iyiye ve güzele bağlı kalabilmeleri için kendi davranışlarımıza da çeki düzen vermeliyiz. Çünkü çocuklar aynı zamanda sizlerin yansımasıdır.

  Yaşadığımız coğrafya itibari ile,  ülkemiz insanlarında ve devletimizde var olmasından  dolayı gurur duyduğumuz bir takım hasletler de vardır. Bugün yanı başımızda Suriye'de süren savaştan kaçarak ülkemize sığınan muhacir kardeşlerimize kucak açarak tüm dünyaya büyük bir insanlık dersi veren ülkemiz insanlarını ve devletimizi de tebrik etmek lazım. Bu ülkenin bir neferi olmaktan gurur duyuyoruz. Bu anlayışla çocuklarımızı geleceğe hazırlamak için onların saf ve masum dünyasından dersler çıkararak geleceğimizi şekillendirmeye gayret göstermeliyiz. Bizlerin daha çok paraya, mala, mülke dünya nimetine değil, daha çok insanlığa, paylaşmaya, sevmeye, sevilmeye ihtiyacımız var. Dünya Müslümanlarının ümidi olduğumuzu unutmadan yaşantımıza ve çocuklarımızın gelişimine yön vermemiz gerekmektedir. Yeni başladığımız 2018 - 2019 Eğitim Öğretim  yılında çocuklarımızı İslami ahlaka sahip, erdemli bireyler olarak yetiştirmeyi amaç edinmeliyiz. Dünya nimetlerini Allah'ın adaletini hakim kılmak için bir araç olarak hayatımıza dahil etmeli, dünyada bulunma gayemize hizmet edecek nesiller yetiştirmeliyiz.     

                                                         

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor