Güncel

anasayfa Güncel Seyyid Mustafa Sakçı Hoca'nın Kaleminden Yeni Yazısı!

Seyyid Mustafa Sakçı Hoca'nın Kaleminden Yeni Yazısı!

15 Mart 2019, Cuma 17:18 / Son Güncelleme : 15 Mart 2019, Cuma 17:18
Seyyid Mustafa Sakçı Hoca'nın Kaleminden Yeni Yazısı!
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

Zenginlere, mal, mülk ve mevki sahibi olanlara imrenerek bakanların dünya hırsı artar. Onlar gibi olmak isterler. Bunları helâlinden elde edemezse haramlardan toplamaya başlar.

Bunun içindir ki Resulullah aleyhisselâm "Dünya sevgisi günahların başıdır" buyurdular.

İnsanın kalbi kap gibidir, eğer dünya sevgisiyle doldurulursa, başka sevgilere yer kalmaz. Dünya ehli mal toplamayı düşündükçe Allahü teâlâyı unutmaya başlar. Ki bütün kötülüklerin başı, kalbin Rabbinden gafil olmasıdır.Ahiret günü haramın azabı olduğu gibi, helâlin de hesabı vardır. Haramdan mal toplayıp harama harcayan biri meydana getirilir. "Bunu ateşe götürün" denir.Bir başkası haramdan mal toplamış ama helâle harcamıştır. Onu da "ateşe götürün" denir.

Bir diğeri helâlden kazanmış, yine helâle sarf etmiştir. O dahi hesaba çekilir. 

Acaba mal toplarken ibadetlerini aksatmış, geciktirmiş midir? Namazlarını alelacele mi kılmıştır, abdestinde, rûkûunda, secdesinde eksik kusur, noksan var mıdır?

ÖLÇÜ BÖYLE OLMALI...

Kalbinde dünya sevgisi olmayanlar kıymetlidirler. "Oniki İmam"dan Muhammed Bakır hazretleri bir mümin hakkında "Onu çok seviyorum, beğeniyorum" buyurur. "Onu benim gözümde büyüten nedir biliyor musunuz?"

Hayır efendim Gözünde dünya küçüktür de ondan! İmam-ı Gazâli (rahmetullahi aleyh) İhya-ül Ulum kitabında nakleder:Bir adam İsa aleyhisselam ile arkadaşlık yapmak ister. Büyük nebi kırmaz, birlikte yola çıkarlar. Bir miktar yürüdükten sonra su başında dururlar. Yanlarında üç ekmek vardır. Ekmeğin ikisini yerler. İsa aleyhisselam gidip su içer, döndüğünde üçüncü ekmeği göremez.

Sorar: 

Ekmeğe ne oldu?

Bilmiyorum, cevabını alır...

Hazret-i İsa arkadaşı ile yola devam eder. Hayli acıkırlar. İki geyik yavrusuna rastlarlar. İsa aleyhisselam yavrulardan birini çağırır, koşa koşa gelir. Keser, pişirir ve yerler. Sonra "Allahın izni ile kalk" der. Geyik yavrusu dirilip annesinin yanına gider.

İsa aleyhisselam arkadaşına dönüp yine sorar:

Sana bu mucizeyi gösteren Allahın adına yemin veriyorum! Söyle o ekmeği kim aldı? Bilmiyorum.

Yola devam eder, bir nehirle karşılaşırlar. Köprü yok, sandal yok. Karşıya geçmeleri lâzım.İsa aleyhisselam adamın elini tutar, burula burula akan coşkun suların üstünde yürürler. Tekrar sorar: 

Bana bu mucizeyi veren Allahü teala aşkına söyle ekmek ne oldu? Bilmem, haberim olsa söylerim.

İŞTE DÜNYA BU!

Nihayet ovaya inerler. İsa aleyhisselam bir miktar toprak yığar ve dua eder. Küçük tepecik çil çil altın haline döner. Bunu üçe taksim eder. "Biri benim" buyurur, "biri senin, üçüncü de kayıp ekmeği yiyenin!" Hemen itiraf eder; 

O ekmeği ben yemiştim!..

İsa aleyhisselam 

Al üçü de senin olsun, deyip ayrılır. Adam altınları nasıl taşıyacağını düşünürken iki harami gelir: 

Bizi de ortak et, eğer eceline susamadınsa...Zaten üç parça, gelin paylaşalım.

Altınları koyacak torba ve yiyecek alsın diye haramilerden birini kasabaya gönderirler. Onun da dünya sevgisi ağır basar, "dur şunları zehirleyeyim" der, "altınların hepsi bana kalsın."

Bekleyenler de ihanet içindedirler. "Var mısın onu öldürelim" derler, "üçe değil ikiye bölmek varken..."Nitekim yemeklerle çuvallarla gelen arkadaşlarına saldırır, acımadan katlederler. Sonra oturup yemeği yerler.Zehir kanlarına işler, peş peşe toprağa düşerler.İsa aleyhisselam dönüşte bakar ki altınlar olduğu gibi ortada durmakta ve başında üç ceset yatmakta.İbretle bakar ve şöyle buyururlar:           "İşte dünya!"

Evet, işte dünya bu!..

Selam be dua ile...

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
1 2 3 4 5
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor