Güncel

anasayfa Güncel "İnsanoğlu nasıl yaşarsa öyle ölür.."

"İnsanoğlu nasıl yaşarsa öyle ölür.."

28 Şubat 2019, Perşembe 18:29 / Son Güncelleme : 28 Şubat 2019, Perşembe 18:29
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

İnsanoğlu kendisi için her şeyin en güzel olmasını ister. Çünkü insan en çok kendini sever, kendini sevenleri sever, kendini sevmeyenleri sevmez. Ona iyilik yapanlara kalbi meyleder.

Bundan dolayıdır ki sevgili Peygamberimiz aleyhisselam şöyle dua buyurdular:
"Ya Rabbi kötü insanlardan bana iyilik ulaştırma, sonra kalbim onu sevebilir."

Dünya hayatında her arzu ettiği şeye ulaşan kişiyi biz hayranlıkla seyrederiz. "Adam kendini ne kadar da çok seviyor, her şeyin en güzelini seçiyorum kalitelisini kullanıyor " deriz.

 Eğer sahip olduklarını meşru yollardan elde edebilmişse helâl-ı hoş olsun, güle güle kullansın. Yok haramdan elde etmiş ise hiç kıymeti yoktur. Olmaması onun için daha hayırlıydır. Aldığı lezzetten bin kat fazla cefasını ve ezasını çekecektir.

Dünyada en güzel yaşayan ve her şeyin en güzelini isteyen kişi, ölümün de en güzelini seçmeli, ona göre hazırlık yapmalı, Güzel bir şekilde hayata veda etmelidir. Bunun içindir ki büyüklerimiz hep "hüsn-i hatime" yani sonlarının hayırlı olması için dua etmişlerdir.

"Ya Rabbi sonumuzu hayr eyle, son nefesimizde Kelime-i şehadet getirmemizi nasip eyle!.."

Bir insanın bütün ömrü ibadetlerle, zikirlerle, tefekkürle, günahlardan sakınmakla geçse, fakat son nefesini imanla verememiş ise hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Son nefesini kelime'i tevhidle, imanla veren kişi, Cenâb-ı Hakkın en büyük nimetine kavuşmuş demektir. Ondan büyük nimet olmaz. Bu nimeti elde edemeyen de en büyük felâkete, ebedi cehennem azabına müstahak olmuş demektir.

Denebilir ki, ölümün güzelini nasıl elde edebiliriz? Ölüm, elbise gibi ev gibi satılmıyor ki seçebilelim!..

Güzel ölüm ancak şöyle elde edilebilir: Güzel yaşamakla!

İnsanoğlu nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl öldüyse öyle haşrolur.Binde, hatta milyonda bir insan güzel yaşar, fakat kötü bir tarzda ölür. Yine çok ender olarak kötü bir hayat yaşayan kimse, yaşam süresinin sonu güzel olur.

Dünyadaki hayatı nasıl geçmişse, neye çok önem vermişse sekerât-ı mevtte hatırına o gelir. Sekerât-ı mevt halini rüyaya benzetmişler. Mesela bir talebe bizden daha çok okulla ilgili rüya görür, kitap görür, defter kalem görür. Bir hekim bizden daha fazla hasta ve ilaç görür. Bir tüccar uykusunda bizden daha fazla alışveriş yapar, para görür. İnsan, hayatını da böyle noktalar. 

Bırakıp gideceğimiz şeylere bu kadar önem veriyoruz, gidip kalacağımız muhakkak olanları ihmal ediyoruz.

İnsanın önünde çok uzun bir seyahat varsa, o da bu seyahate çıkmaya mecbur ise, karşılaşacağı tehlikeleri düşünür, tedbirini alır.

Öyleyse ölümle çıkılacak seferden daha uzun, daha tehlikeli hangi seyahat olabilir? 

Akıllı adam "azığını" hazırlar...

Sevgili Peygamberimize (aleyhisselâm) sormuşlar:

En akıllı insan hangisidir? En akıllı insan ölümü en çok hatırlayan ve ölümden sonraki hayat için de hazırlık yapandır.

Çok kısa olmasına rağmen dünyada yapacak bir sürü işimiz var. Çalışacak, iş güç sahibi olacağız, bakmakla mükellef olduklarımızın rızkını helâlinden kazanacağız.Bundan sonraki hayatımız olan kabrimizi de güzelleştirmeye, ebedi hayatımız olacak ahirette de saâdete kavuşturmaya mecburuz.

Rabbimiz bu üç hayatımızda da umduklarımıza bizleri nail eylesin...Amin 

 

Selam ve dua ...

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
1 2 3 4 5
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor