Eğitim

anasayfa Eğitim İNSANLIĞIN UMUDU TÜRKİYE

İNSANLIĞIN UMUDU TÜRKİYE

10 Mart 2022, Perşembe 17:07 / Son Güncelleme : 10 Mart 2022, Perşembe 17:07
İNSANLIĞIN UMUDU TÜRKİYE
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

İçinden geçtiğimiz zaman dilimi içerisinde dünyamız çok ağır imtihanlar geçirmekte.

İNSANLIĞIN UMUDU TÜRKİYE

SAYGIDEĞER BAŞAKŞEHİRLİLER

İçinden geçtiğimiz zaman dilimi içerisinde dünyamız çok ağır imtihanlar geçirmekte. Bir taraftan çağın vebası korana, diğer taraftan çevremizde çalan savaş çanları, savaşların yol açtığı göç dalgaları, ekonomik krizler vs. Tüm bu hengâmenin içinde çocuklarımızın gelecek kaygısı…

18.  yüzyılın sonlarında başlayan sanayi devriminden sonraki gelişmeler enerji paylaşma mücadelelerini de teknolojik dönüşümlerle birlikte hayatımızın içine sokmuştur. Bu gelişmeler insanlığın refah seviyesini ve tüketim alışkanlıklarını da değiştirmiştir. Aynı zamanda yeryüzündeki kaynakların paylaşımı da ülkelerin bu alanlardaki gelişmeleri ile doğru orantılı olarak oluşmaya başlamıştır. Sanayi ve teknoloji alanında söz sahibi olan ülkeler, bu konuda gelişme kaydedemeyen ülkeleri sömürmeye başlamış ve her geçen gün gelişen ülkeler ile gelişmeyen ülkeler arasındaki makas açılmaya devam etmiştir. 1. Dünya savaşı ve 2. Dünya savaşı ile paylaşma çalışmaları sürmüş sonrasında kapitalizm tüm acımasızlığı ile dünya üzerine karabasan gibi çökmeye devam etmiştir. Sürekli daha çok kazanıp, daha lüks yaşamak için adeta ülkeler birbiriyle yarışa tutuşmuştur.

Dünya nüfusu hızla artmaya devam ederken kaynaklar bu tüketim kültürüne cevap veremeyecek duruma gelmiştir. Bundan dolayı tüm insanlık yeraltı ve yerüstü kaynakların kullanımı konusunda alışkanlıklarını gözden geçirmeli ve aşırı tüketici toplum olmaktan vazgeçmelidir. Gerek su kaynaklarının azalması ve buna bağlı olarak tarım ürünlerindeki azalma karşımızda ciddi bir tehdit olarak durmaktadır. Keza aynı şekilde madenler ve doğal yaşam döngüsü de insanlığın tüketim alışkanlıklarına cevap veremediğinden dolayı iflasın eşiğine gelmiş bulunmaktadır. Tüm bu saydığımız olumsuzluklar insanları bu kaynakların paylaşımı konusunda karşı karşıya getirmektedir. Enerji paylaşımı konusunda devletler birbirine düşmekte ve savaşın eşiğine getirmektedir. İnsanlardaki doymak bilmeyen iştah gelecekte, suların paylaşımı, tarım alanları, madenler vs. paylaşımı konusunda da koşar adım onları kendi hazin sonlarına götürecektir.

Değerli dostlar yaşanan bu süreci en sağlıklı şekilde geçirebilmek için safları sıkılaştırmalı, hayatımızın tüm aşamalarını gözden geçirmeliyiz. Oluşturulmaya çalışılan yenidünya düzeni içerisinde en sağlam yerde pozisyonumuzu almalıyız. Bu sıcak gelişmelerin odağında bulunmamızdan dolayı ülkemiz birçok sorunla birden mücadele etmek durumunda kalmaktadır. Hepimizin bildiği üzere yanı başımızda Suriye’de yaşananlar, diğer tarafta Doğu Akdeniz’de enerji mücadelesi, bugünlerde ise Karadeniz’den komşularımız Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş çanları bizi ticari ve insani yönden direkt olarak olayların içine çekmektedir. Bu coğrafyada kadim devlet geleneği olan ülkemiz, yaşananların üstesinden gelme iradesine sahiptir. Sadece kendimiz için değil, tüm insanlık için de bir umut ışığı olduğumuzu unutmadan geleceğe sağlam adımlarla ilerlemeye devam etmeliyiz.

 21. Yüzyılın dünyasında güçlü ülke olmak için eskisinden çok daha fazla bilim ve teknolojiye ihtiyaç duyulmaktadır. Artık savaşların er meydanlarında, kılıçla, kalkanla değil bilgiyle, teknolojiyle ekonomik güçle yapıldığını görmezden gelemeyiz. Küresel güçlerin kendilerinden başka hiçbir canlıyı önemsemediği, güçlü olanların diğerlerine yaşama hakkı vermediği hepimizin malumudur. Çocuklarımızın geleceğini teminat altına almak için bilim ve teknolojinin ışığında gece gündüz çalışmamız gerekmektedir. Nitelikli insan gücü çağımızın belalarıyla mücadele etmemiz konusunda en çok ihtiyaç duyduğumuz meseledir. Bu alanda kendi imkânlarımız ile sorunların üstesinden gelmekten başka çaremiz yoktur. Çağın ihtiyaçlarını karşılamak için eğitim sistemimizi gözden geçirmeli, çocuklarımıza bu ihtiyaçlar doğrultusunda hedefler belirlemeliyiz. Bu meyanda ülkemizde ümit verici gelişmeler olduğunu görmekteyiz.

Değerli dostlar günümüzün en çok konuşulan konularından birisi yazılım ve kodlama alanıdır. Hepinizin yakından takip ettiği gibi İHA ve SİHA’ların öncü ismi merhum Özdemir BAYRAKTAR ömrünü milli gururumuz İHA ve SİHA’ların gelişimine vakfetmiştir. Kendisine rahmet ve minnetle anıyoruz. Oğlu Sayın Selçuk BAYRAKTAR’ın babasının yolundan devam ederek genç mühendislerimiz ile kol kola bu alanda bizleri muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmıştır. Bu alanda elde edilen başarıgençlerimizin mevcut imkânları ile neler yapabileceğini göstermiştir. Bizi Dünya’da söz sahibi ülkelerden biri haline getirmiştir.

Bu azim ve kararlılık içinde çocuklarımızın geleceğine yön vermeli ve millet olarak, devlet olarak tüm insanlık için daha çok ve daha çok çalışmalıyız. Gençlerimiz daha nice alanlarda dünyada ses getirecek başarılı çalışmalara imza atacak yetenek ve zekâya sahiptir. Yeter ki bizler onlara güvenelim ve ihtiyaç duydukları imkanları sunalım. Kalınız sağlıcakla. Yarınlarımız bugünden daha güzel olsun.

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
1 2 3 4 5
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor